Motorlu Tamburlar 220M & 220H – Ø 216 mm
Rulmeca, 216 mm çapta, dökme malzeme taşıma uygulamaları için tasarlanmış iki farklı yük kapasitesine sahip motorlu tambur seçeneği sunar: 220M (orta hizmet) ve 220H (ağır hizmet). Bu motorlu tamburlar, konveyör bantlarını ve diğer malzeme taşıma sistemlerini tahrik etmek için geliştirilmiştir.
220M modeli orta hizmet, 220H modeli ise ağır hizmet uygulamaları için tasarlanmıştır. Uygun modelin seçilebilmesi için bant gerilimi T1 + T2 (radyal yük) değerinin, izin verilen maksimum radyal yükün altında olması gerekir. Kalın, ağır veya çok katlı bantların kullanılması bu değeri artırabilir. Seçilen çapta gerekli bant gerilimi sağlanamıyorsa daha büyük çaplı bir motorlu tambur tercih edilmelidir.
220M motorlu tamburların iç bileşenleri; kırma-eleme tesisleri, çimento ve beton tesisleri, mobil konveyörler, açık ocak madenleri ve mıcır ocakları gibi zorlu çalışma koşullarına sahip uygulamalar için tasarlanmıştır. Bu bileşenler, bu tür ortamlarda gerekli bant gerilimini sağlayacak şekilde geliştirilmiştir.
220H modeli, güçlendirilmiş 3 kademeli redüktör ile donatılmıştır. Düşük hızlarda yüksek tork üretmek ve yüksek bant gerilimi gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır. Geri dönüşüm tesisleri, atık yönetimi uygulamaları (ör. ayıklama bantları, bunker boşaltma konveyörleri) için uygundur. Ayrıca limanlar ve lojistik merkezlerinde kömür, kum gibi malzemelerin taşındığı konveyörlerde de kullanılabilir.
Entegre tasarım sayesinde harici bileşenlere ihtiyaç duyulmaz. Bu yapı, kompakt ve hepsi bir arada bir tambur çözümü sunar. Sonuç olarak kurulum işlemi kolay ve hızlıdır, montaj süresi kısalır.
Rulmeca motorlu tamburlar, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük enerji tüketimi ile çalışır. Tüm hareketli ve potansiyel olarak tehlikeli bileşenler (motor ve redüktör gibi) tambur gövdesi içinde sızdırmaz şekilde kapatılmıştır. Bu yapı, yaralanma riskini önemli ölçüde azaltır.
Bu motorlu tamburlar, enerji tüketimini azaltmaları ve değiştirilecek parça sayısının az olması sayesinde çevresel etkiyi düşürür. Daha az bileşen, daha düşük ekolojik etki anlamına gelir. Bu yönleriyle daha sürdürülebilir malzeme taşıma çözümleri sunar ve işletmelerin çevresel hedeflerine ve yasal gerekliliklere uyum sağlamasına yardımcı olur.